ÖZEL HABER / İSMET YASİN KAPLAN / ISPARTA (KFK Ajans) - Yeşil vatanı korumak adına dağ bayır demeden görev yapan orman işletme şefleri, zorlu iklim ve arazi koşullarına rağmen mesailerini büyük bir tutkuyla sürdürüyor. Cinsiyet fark etmeksizin güçlü bir irade ve fedakarlık gerektiren bu meslek, sahada verilen mücadeleyle hayatın tam merkezinde yer alıyor.

SÖĞÜTDAĞI'NDA YOĞUN SAHA MESAİSİ VE KORUMA FAALİYETLERİ
Sütçüler Orman İşletme Müdürlüğü Söğütdağı Şefi Orman Mühendisi Ayşe Deniz Erdeğer, bölgedeki toplu koruma faaliyetleri kapsamında personelle birlikte sahada yürüttükleri yoğun mesaiyi; damga, mesa, üretim ve nöbet süreçleriyle anlattı:
"Benim şefliğimde şöyle bir şey var: Toplu koruması burada olduğu için ormancı ve işçi arkadaşlarımız burada ikamet ediyorlar. Ben de işletme müdürlüğüne gidiyorum, sabah geliyorum. Eğer sabahtan vatandaş ya da herhangi bir toplantı yoksa işletme müdürlüğüne, arazime çıkıyorum. Dünden ayarladığımız işlere devam ediyoruz. Genellikle damga, mesa ve nöbet şeklinde koruma o şekilde gidiyor. Damga, sonra üretim şeklinde, sonra da bu işin muayenesi şeklinde devam edip gidiyor. Biz aynı zamanda kolluk kuvveti olduğumuz için koruma yapıyoruz. Araziye gidiyoruz, orada orman muhafaza memuruyla birlikte arazide dağılıyoruz, paralel bir şekilde devam ediyoruz. Bir ihbar olursa oraya gidiyoruz. Manzara olarak çok güzel şu anki baktığım, sorumlu olduğum şeflik. O yüzden vatandaşlarımız da göl kenarına geliyorlar mesela. Onlara uyarı çekmeye gidiyoruz. Gece de açık bir şekilde çalışan bir şeflik. Genel olarak günümüz yoğun."

CİNSİYET DEĞİL YETERLİLİK MESELESİ
Ormancılık mesleğinin cinsiyete göre değil kişisel yeterliliğe dayandığını vurgulayan Erdeğer, sahada karşılaşılan zorlukların zamanla kanıksandığını ve mesleğin fedakarlık gerektirdiğini belirtti:
"Daha önceden şöyle bir şey duyardım: 'Bu meslek kadına göre değil.' Okumaya başladıktan sonra, fakülteye girdikten sonra mesleğin her kadına göre olmadığını gördüm. Mesleğe girdikten sonra da bu mesleğin artık kadını erkeği kalmadığını gördüm. Yani bu meslek her insana göre değil. Kadın olarak tabii ki de zorluyor mu? Zorluyor ama bünye alışıyor bir saatten sonra."

ORMAN İÇİNDE BÜYÜYEN BİR ÇOCUKLUK
Eşinin de aynı işletmede şef olarak görev yaptığını belirten Erdeğer, 5 yaşındaki kızlarının meslek içindeki bu yoğun tempoyla büyüdüğünü ve orman faaliyetlerine oldukça hakim olduğunu ifade etti:
"Bir kızım var, 5 yaşında. Onunla iletişimim güzel. Çoğu vatandaştan daha bilinçli olduğunu düşünüyorum bizim yaptığımız faaliyetler hakkında. O da şundan kaynaklı: Benim eşim de aynı zamanda şef, mevkidaşız. İkimiz de aynı yerde çalıştığı için tabiri caizse gözünü açtığından beri meslekle ilgili, kurumlar ya da ağaçları çoğu insandan daha iyi bilir. Yangındır, gece faaliyetleridir, gündüz faaliyetleridir... Bu konular hakkında bilgi sahibi. İster istemez yani o da öğreniyor, eşlik ediyor bize."

İKİNCİ VARDİYA: İŞ SONRASI EV YAŞAMI
Yoğun saha mesaisinin ardından eve geçtiğinde ikinci bir vardiyanın başladığını söyleyen Erdeğer, ev işlerini ve anne olmanın sorumluluklarını kızıyla birlikte eğlenceli birer oyuna dönüştürerek vakit geçirdiğini aktardı:
"Akşam vakit geçiriyoruz. Arıyorum telefonla ya da o beni arıyor. Daha çok akşam vakitlerinde... O kısa zaman, işten sonraki zamanda. İkinci mesai diyorum ben iş bittikten sonraki zamana, ev hanımlığına. O zamanda birlikte vakit geçiriyoruz. Şöyle mesela: Diğer çocuklar da annesi belki direkt oyun oynayabilir ama ben yemek yaparken oyunmuş gibi davranıyorum çocuğumla. Ya da bir ev toplamayı oyunmuş gibi öğretiyorum artık. Yani o şekilde. Hem ev işini hem çocuğu eğitim gibi hem de vakit geçirme gibi o şekilde devam edip gidiyor. Kısıtlı ama verimli bir vakit geçirmeye çalışıyorum kendimce."

ORMAN MÜHENDİSLİĞİ VE PARALEL DÜŞÜNME YETENEĞİ
Orman mühendisliğini "paralel düşünme yeteneği" gerektiren bir meslek olarak tanımlayan Erdeğer, hem doğanın dengesini korumanın hem de insan beklentilerini aynı çizgide yürütmenin önemine dikkat çekti:
"Orman mühendisi paralel düşünme yeteneğine sahip insan demek bence. O da şöyle: Yani bizim çalıştığımız hem vatandaş var bir kısım, bir beklenti var. Bir de orman var. Orman da canlı bir ekosistem, insanlar da. Biz bu piramidin en başındayız. İnsanlar her şeyi yönetip her şeyi alabiliyoruz ya. Bu ormandan da bir beklenti var. Bu beklenti sırasında bu orman da geleceğe devam edecek. Bir yandan ormanın isteğini, bir yandan insanların isteğini düşünerek ortada biz ormancılar, orman işletme sektörü mühendisler giriyoruz. İki tarafın da gönlünü edecek şekilde geleceğe bunu hazırlıyoruz. Aynı zamanda bir de küresel ısınma, başka şeylerle falan mücadele ediyoruz. Yani orman mühendisliğine o yüzden diyorum ki paralel düşünme yeteneği olan kişilerin yapabileceği bir meslek. Hem ormanı hem insanı aynı anda, aynı çizgide yürütebilme kapasitesi."

Doğa ile insan arasındaki hassas dengeyi korumak için günün her saati sahada olan ormancılar, bu mesleği büyük bir samimiyet ve özveriyle sürdürüyor. Ormanları ve geleceği savunmak adına verilen bu emek, mesleğe duyulan bağın ve sorumluluğun en güzel örneğini oluşturuyor.









