Türkiye Cumhuriyeti'nin sınırlarının şekillenmesinde en hassas ve stratejik konulardan biri olan Hatay meselesi, Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde yürütülen büyük bir diplomasi zaferi olarak tarihteki yerini koruyor. 1. Dünya Savaşı sonrası Fransız işgaline uğrayan bu kadim Türk yurdu, Atatürk’ün kararlılığı sayesinde 1939 yılında anavatanla kucaklaştı.
Milli Mücadele'den Diplomasi Masasına Hatay, 1921 yılında imzalanan Ankara Anlaşması ile Türkiye sınırları dışında kalmış olsa da, Atatürk bu durumu hiçbir zaman kabullenmedi. 1930'lu yıllarda Avrupa’da yükselen faşizm ve yaklaşan savaş tehlikesi, Türkiye’nin elini diplomasi masasında güçlendirdi. Boğazlar üzerindeki hakimiyetin sağlanmasının ardından Atatürk, yönünü tamamen "şahsi meselem" dediği Hatay’a çevirdi.
Sağlığını Hiçe Sayan Bir Kararlılık 1938 yılına gelindiğinde hastalığı ilerleyen Atatürk, Hatay konusundaki kararlılığını tüm dünyaya göstermek için Mersin ve Adana gezilerine çıktı. Adana’da askeri birlikleri denetlerken burnundan kan gelmesine rağmen ayakta duran ve sınıra 30 bin asker yerleştiren Gazi Paşa, Fransa’ya geri adım attırdı. Bu askeri gövde gösterisi, Hatay’ın bağımsızlığa giden yolunu açtı.
Hatay Devleti’nden Anavatana 2 Eylül 1938’de kurulan Hatay Devleti, bayrağı (Atatürk tarafından çizilen), milli marşı ve Türk ağırlıklı meclisiyle aslında anavatana katılacağının sinyallerini en baştan vermişti. Cumhurbaşkanı Tayfur Sökmen ve Başbakan Abdurrahman Melek, Türkiye ile eşgüdümlü bir yönetim sergiledi. Atatürk’ün vefatının ardından İsmet İnönü’nün de aynı titizlikle sürdürdüğü süreç, 2. Dünya Savaşı öncesi Fransa’nın stratejik tavizleri ve Hatay Meclisi’nin oy birliğiyle aldığı karar neticesinde zaferle sonuçlandı.
Güncel Bir Sınav: Deprem ve Kültürel Miras Haberde ayrıca, Hatay’ın son dönemde yaşadığı büyük deprem felaketlerine ve demografik değişim risklerine de dikkat çekiliyor. Atatürk’ün emaneti olan bu toprakların, tarihsel ve kültürel dokusunun korunarak gelecek nesillere aktarılmasının önemine vurgu yapılıyor.
Hatay; hem Atatürk’ün vasiyeti hem de Türk milletinin sarsılmaz iradesinin bir simgesi olarak Türkiye Cumhuriyeti’nin ayrılmaz bir parçası olmaya devam ediyor.
Detaylar videoda...