Türkiye'nin 90'lı yıllardaki en tartışmalı sektörlerinden biri olan kumarhaneler, bir dönem devlet eliyle turizm merkezlerinde resmiyet kazanmışken, bugün tamamen yasadışı kabul ediliyor. Bu dönüşümün merkezinde ise sadece ekonomik krizler değil, siyaset, mafya ve emniyet üçgeninde yaşanan kanlı olaylar yer alıyor.
Özal’ın Vizyonu: Turist ve Döviz 1980 askeri darbesi sonrası ekonomiyi düzeltmek amacıyla başbakanlık koltuğuna oturan Turgut Özal, Akdeniz koylarını keşfe açarken beş yıldızlı otellerin içinde kumarhanelerin kurulmasına izin verdi. Başlangıçta sadece yabancı turistlere yönelik olan bu hizmet, Anayasa Mahkemesi’nin eşitlik ilkesi gereği Türk vatandaşlarına da açılınca, toplumda "parçalanan aileler" ve "yıkılan yuvalar" üzerinden büyük tartışmalar başladı.
Ömer Lütfi Topal: Bakırcılıktan Krallığa Kumarhane sektörünün en güçlü ismi haline gelen Ömer Lütfi Topal, 1942 Malatya doğumlu. Hayat hikayesi uyuşturucu kaçakçılığı suçundan Belçika ve Amerika’da yattığı hapislerle başlayan Topal, 1990’larda Türkiye’ye dönerek imparatorluğunu kurdu. Emperyal Otelcilik üzerinden yıllık 1.1 milyar dolar kazanç elde eden Topal, Bakü’den Türkmenistan’a kadar 17 kumarhanenin sahibiydi.
Kapanışın Fitili: 28 Temmuz 1996 Suikastı Kumarhanelerin kapatılmasına giden süreci başlatan olay, Ömer Lütfi Topal’ın Yeniköy’de evine giderken çapraz ateşe tutularak öldürülmesi oldu. Suikast sonrası yapılan incelemelerde Topal’ın vergi kaçırdığı, kara para akladığı ve müşteri listesinde pek çok ünlü isim ile siyasetçinin bulunduğu ortaya çıktı.
Emniyet ve Siyaset Kıskacı Topal cinayetinin en sarsıcı detayı ise zanlıların kimliğiydi. İstanbul Emniyet Müdürü Kemal Yazıcıoğlu’nun cinayeti aydınlatmak üzere olduğunu ve üç özel harekat polisinin bu işin içinde olduğuna dair kanıtlar bulduğunu açıklamasının ardından, Yazıcıoğlu sürpriz bir şekilde görevden alındı. Suçlanan polisler ise daha sonra Susurluk kazasında Sedat Bucak’ın korumaları olarak karşımıza çıkacaktı.
Kesin Son: Susurluk ve Yasak Ömer Lütfi Topal suikastı ve ardından gelen 1997 Susurluk kazası, devlet içindeki kayıt dışı ilişkileri halkın gözleri önüne serdi. Bu çalkantılı sürecin sonunda Türkiye, kumarhaneleri herhangi bir mazeret sunmadan tamamen yasaklayarak kapatma kararı aldı.
Bir dönemin "döviz kaynağı" olarak görülen bu mekanlar, Türkiye'nin karanlık yakın tarihinin en önemli şahitleri olarak hafızalardaki yerini koruyor.
Detaylar videoda...