Yurttan

Derin suikastçı Mehmet Ali Ağca kimdir

Mehmet Ali Ağca'nın, gazeteci Abdi İpekçi suikastından askeri cezaevinden firarına ve Vatikan’da Papa II. Jean Paul’ü vurmasına kadar uzanan gizem dolu hayatı..

Abone Ol

9 Ocak 1958’de Malatya’da yoksul bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen Mehmet Ali Ağca, İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi’nde okuduğu yıllarda dönemin radikal ideolojik akımlarıyla tanıştı. Sakin bir öğrencilik hayatından, uluslararası istihbarat örgütlerinin ve derin devlet yapılarının merkezinde yer alan küresel bir suikastçıya dönüşen Ağca, yakın tarihin en çalkantılı olaylarına imza attı.

Türkiye'yi Sarsan İlk Kurşun: Abdi İpekçi Cinayeti ve Şüpheli Firar

Mehmet Ali Ağca’nın adı ilk olarak 1 Şubat 1979’da Milliyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Abdi İpekçi’ye düzenlenen silahlı saldırıyla duyuldu. Evine gitmek üzere olan İpekçi’nin aracının önünü kesen Ağca, ünlü gazeteciyi yaylım ateşine tutarak öldürdü. Olaydan 5 ay sonra Beyazıt’ta bir kahvehanede yakalanan Ağca, ilk ifadesinde "Baskı ve sömürü düzenine karşı çıktığım için öldürdüm" diyerek suçu üstlendi.

Ancak Ağca, ülkenin en sıkı korunan askeri hapishanelerinden biri olan Maltepe Askeri Cezaevi’ne konulduktan sadece 6 ay sonra, 25 Kasım 1979’da askeri üniforma giydirilerek elini kolunu sallayarak cezaevinden kaçırıldı. Firarın kilit ismi olan Ömer Astsubay sırra kadem basarken, bu kaçışın arkasında Susurluk kazasında hayatını kaybeden Abdullah Çatlı’nın da bulunduğu iddialar arasında yer aldı.

Vatikan’da Yankılanan Silah Sesleri: Papa Suikastı

Firarından kısa bir süre sonra Milliyet Gazetesi’ne "Papa’yı vuracağım" yazılı bir mektup bırakan Ağca, önce İran’a, ardından Avrupa üzerinden İtalya’ya geçti. 13 Casım 1981 günü Vatikan'ın Aziz Petrus Meydanı’nda 10 bini aşkın kişinin gözü önünde Papa II. Jean Paul’e üç el ateş etti. Papa, elinden ve karnından ağır yaralanarak ölümden döndü. Olay yerinde silahıyla birlikte yakalanan Ağca, tüm dünyanın gözünü İtalya’ya çevirmesine neden oldu.

Ağca, ilk ifadelerinde asıl amacının İngiltere’ye gidip Kralı öldürmek olduğunu ancak ülkenin Kraliçe tarafından yönetildiğini öğrenince "Türkler kadına vurmaz" diyerek vazgeçtiğini iddia etti. İtalyan mahkemelerinde tam 128 kez ifadesi alınan Ağca, her seferinde farklı hikayeler anlatarak ve "Ben Mesih’im" çığlıkları atarak akıl sağlığından yoksun bir profil çizmeye çalıştı. Davanın sürdüğü bir duruşmada İtalyan adaletini tanımadığını belirterek, "Ben bir İtalyan mahkemesinde yargılanmayı asla kabul etmeyeceğim. Benim için mahkeme bitmiştir!" diyerek rest çekti. 22 Mart 1986'da ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı.

Soğuk Savaşın Gölgesinde Bir Suikast: Bulgaristan ve KGB Bağlantısı

Papa suikastının arkasında kimin olduğu sorusu hiçbir zaman tam olarak netleşmedi. Dönemin Soğuk Savaş ikliminde, Polonya doğumlu olan Papa’nın Sovyetler karşıtı demokratik hareketleri desteklemesi nedeniyle Kremlin’i endişelendirdiği biliniyordu. İtalyan savcılar, suikastın KGB aracılığıyla Bulgar Gizli Servisi tarafından Ağca’ya ihale edildiği teorisi üzerinde durdu. Ağca da bu teorileri destekleyen ifadeler verse de mahkemede Mesih olduğunu iddia ederek her şeyi bir "tiyatroya" çevirdi.

Affedilme, İade ve Türkiye’deki Son Hapis Yılları

Suikasttan 4 gün sonra Papa II. Jean Paul, Ağca’yı affettiğini duyurdu ve 1983 yılında onu İtalya’daki hücre dairesinde bizzat ziyaret etti. İtalya Cumhurbaşkanı Carlo Azeglio Ciampi’nin 2000 yılında çıkardığı afla Türkiye’ye iade edilen Ağca, Abdi İpekçi cinayeti ve Kadıköy’deki gasp suçlarından dolayı Kartal H Tipi Cezaevi’ne konuldu. 18 Ocak 2010 tarihinde cezasını tamamen tamamlayarak serbest bırakıldı.

"Ben Bir Devrimciyim; Ne Evim Var Ne Arabam"

Cezaevinden çıktıktan sonra verdiği röportajlarda geçimini nasıl sağladığı sorulan Mehmet Ali Ağca, "Cezaevinden çıktığımdan beri emekli gibi bir hayat yaşıyorum. Geçimimi sağlamak için çalışmıyorum çünkü Papa o dönemlerde bana yüklü miktarda para yardımında bulundu. Ayrıca bu suikastla ilgili kitaplar yazdım, onlar yurt dışında satılıyor" dedi. Mal varlığı sorulduğunda ise lüks hayatı reddettiğini belirterek, "Ben bir devrimciyim. Ne evim var ne arabam. Lüks hayat isteyen lanetlidir. Ülkede milyonlarca aç varken lüks yaşamak bir insanlık suçudur" ifadelerini kullandı. Abdi İpekçi’yi neden vurduğu sorusuna ise yıllar sonra, "İpekçi, Apo destekçisiydi" şeklinde kısa bir yanıt verdi.

Tarihin en gizemli suikastçılarından biri olan Ağca, kendisini kiralık bir katil olarak görenlerin aksine tek başına hareket eden bağımsız bir terörist olduğunu savunmaya devam ediyor.

Detaylar videoda...