ÖZEL HABER / İSMET YASİN KAPLAN / ISPARTA (KFK Ajans) - Isparta’nın Yenice Mahallesi’nde yaklaşık 30 dönümlük arazide bulunan, aralarında 800 yıllık ağaçların da yer aldığı asırlık kestane ağaçlarında hasat heyecanı yaşanıyor. Ekim ayında yere dökülen kestaneleri toplayan mahalle sakinleri ve ziyaretçiler, hem geleneksel hasadı sürdürüyor hem de doğayla iç içe vakit geçiriyor.

HASAT DÖNEMİ BAŞLADI
Isparta merkeze bağlı Yenice Mahallesi’ndeki yaklaşık 30 dönümlük arazide bulunan ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından koruma altına alınan kestane ağaçları, yıllardır bölge halkına ev sahipliği yapıyor. Aralarında 800 yıllık ağaçların da bulunduğu bahçede, ekim ayında başlayan hasat dönemi boyunca yere dökülen kestaneler toplanıyor.

Mahalle sakinlerinin yanı sıra kente gelen ziyaretçiler de asırlık ağaçların altında kestane toplayarak ateşte pişiriyor. Bazı bahçe sahipleri ise topladıkları kestaneleri satarak gelir elde ediyor.
Toplanan kestaneler, tazeliğini ve yumuşaklığını korumak amacıyla yaklaşık 2 ay toprak altında bekletildikten sonra boyutlarına göre satışa sunuluyor.

AİLELER BİR ARAYA GELİYOR
Bahçe sahiplerinden 70 yaşındaki Müzeyyen Akkaya, bahçenin babasından kendilerine miras kaldığını belirterek, "Babamdan kaldı. Biz çocukken babam almıştı, ondan bize kaldı.

1990'dan beri bahçeyle uğraşıyoruz. Bir bakıma kazanç için değil; akrabalarımızla, çocuklarımızla bir araya gelip burada kestane yiyoruz" dedi.
Her yıl düzenli olarak bahçeye gelen Emine Dolmaz da kestanenin insanları bir araya getirdiğini ifade ederek, "Kestanenin insanları birleştirici özelliği var.

Akrabayı, eşi dostu, komşuyu bir araya getiriyor. Bu yeşilliğin, ağaçların içinde vakit geçirmek çok güzel. Duygusal olarak insanı hep geçmişe götürüyor.

Akşam dökülen kestaneleri topluyoruz, bahçenin yan tarafındaki insanlarla sohbet edip çayımızı içiyoruz. Kestanelerimizi ocakta pişirip evimize dönüyoruz.

İnsan burada rahatlıyor, temiz hava alıyor" diye konuştu.
GELENEK DEVAM EDİYOR
Nuri Dolmaz ise kestane toplamak için günün erken saatlerinde bahçeye gelindiğini belirterek, "Gün ışımaya başladığında geceden dökülen kestaneler toplanıyor. Biz biraz geç, saat 09.30-10.00 gibi geldik.

Eşimizle dostumuzla burada yiyip içiyor, sohbet ediyoruz. Günümüzü değerlendirip akşam evimize dönüyoruz" ifadelerini kullandı. Ailesiyle birlikte ilk kez kestane bahçesine gelen Ali Yalçın da asırlık geleneği sürdürmek istediklerini kaydederek, "Asırlardır devam eden bu kestane geleneğini yaşatmak için bugün buradayız.

Sabah erken saatlerde geldik. Çocuklarımla birlikte kestanelerimizi topladık, çayımızı içip kahvaltımızı burada yaptık. Herkese buraya gelmesini tavsiye ederiz" dedi.

KORUMA ÇALIŞMALARI GEREKİYOR
Yenice Mahallesi Muhtarı ve kestane üreticisi İsmail Akkaya, bölgede hasadın kuşaklar boyunca devam ettiğini belirterek, "Atalarımız bu topraklarda yüzyıllardır hasat yapıyor. Biz de Allah'ın izniyle bu hasadı devam ettirmek istiyoruz.
Ağaçlarımız asırlık ve çok yüksek. Bu nedenle ağaçlara çıkıp silkeleme imkanımız yok. Biz yaklaşık 45 gün boyunca kestane ağaçlarının altında bekleyerek hasat yapıyoruz.
Ağaçlarımızın kökleri çok derinde olduğu için kestanelerimiz de oldukça güzel. Diğer illerden farklı bir ürünümüz var" diye konuştu.
Bu yılki rekoltenin geçen yıla göre daha iyi olduğunu belirten Akkaya, "Bahçelerimizde yaklaşık 30 ton kestane hasadı bekliyoruz. Bu tahmini bir rakam.
Ürünlerimizin bir kısmını eşimize dostumuza ikram ediyor, bir kısmını da bahçenin masraflarını karşılamak için satıyoruz. Geçen yıl yağış az olduğu için kestanelerimiz daha çatlak düşmüştü.
Bu yıl yağışların etkisiyle kestanelerimiz daha diri ve kaliteli" dedi. Kestanelerin boyutlarına göre fiyatlandırıldığını aktaran Akkaya, küçük boy kestanelerin 75-100 TL, orta boy kestanelerin 100-150 TL, büyük boy kestanelerin ise 200-250 TL arasında satıldığını söyledi.
Asırlık kestane ağaçlarının korunmasının önemine dikkat çeken Akkaya, bölgede kuruyan ağaçların sayısının arttığını belirterek yetkililerden destek istedi. Akkaya, "Buranın atmosferi anlatılmaz, yaşanır.
Asırlık ağaçlar Isparta'nın akciğeri. Burası Isparta'nın kuzey ormanları olarak geçiyor. Amacımız bu ağaçların yeşil kalması ve kurumamasıdır.
Ancak kuruyan ağaçlarımız çok fazla. Bu konuda bilimsel çalışmalara ihtiyacımız var. Devlet desteğini bekliyoruz.
Ağaçların hastalıkları konusunda yeterli bilgiye sahip değiliz. Bakımını yapıyoruz, gübre atıyoruz ve suluyoruz ancak hastalıklarını bilmiyoruz.
Gerekli bilimsel çalışmalar yapılmazsa bu mirası bizden sonraki kuşaklara aktarmamız zorlaşacak" ifadelerini kullandı.




