Türkiye, 6 Şubat sabahına Cumhuriyet tarihinin en büyük felaketlerinden biriyle uyandı. Merkez üssü Kahramanmaraş'ın Pazarcık ve Elbistan ilçeleri olan 7.7 ve 7.6 büyüklüğündeki iki yıkıcı sarsıntı, 10 ilde binlerce binayı yerle bir ederek büyük can kayıplarına yol açtı. Bu devasa yıkımın ardından, geçmişteki Erzincan, Gölcük ve Van depremlerinden ders alınmamış olması ve imar barışı gibi uygulamalar yeniden tartışmaya açılırken, sosyal medyada sarsıcı Komplo teorileri de hızla zemin kazandı. Depremden hemen önce boğaza demirleyen Amerikan savaş gemisi, gökyüzündeki tuhaf ışıklar ve meşhur çizgi dizi Simpsonlar’ın bölümleri, "Yapay deprem mümkün mü?" sorusunu gündeme getirdi.
Levhaların Sıkışması ve Doğu Anadolu Fay Hattı
Bilimsel açıdan deprem, yer kabuğunun en dış katmanını oluşturan taş küre levhalarının, alt katmandaki akışkan magmanın hareketiyle yer değiştirmesi sonucu oluşur. Türkiye; kuzeyde Avrasya, güneybatıda Afrika ve güneydoğuda Arabistan levhalarının arasında sıkışan bir Anadolu levhası üzerinde yer almaktadır. Sıkışmanın etkisiyle Anadolu levhası sürekli batıya doğru itilirken, fay hatları boyunca biriken devasa enerji bir noktada kırılma yaşar.
Yer bilimci Prof. Dr. Celal Şengör’ün de modellemelerle açıkladığı üzere, Kahramanmaraş depremi Doğu Anadolu fay hattında yüzlerce yıldır biriken enerjinin levhaları hızla kaydırması sonucu meydana gelen tamamen doğal bir tektonik harekettir. Uzmanlar, bu sarsıntılar sırasında açığa çıkan enerjinin, Hiroşima’ya atılan atom bombasının binlerce katına, adeta Japonya'nın yüzeyini boydan boya sarsabilecek bir güce eşdeğer olduğunu belirtmektedir.
HAARP Projesi ve Amerikan Gemisi İddiaları
Sosyal medyadaki en popüler iddialardan biri, 1999 Gölcük depremi öncesinde olduğu gibi bu depremden önce de İstanbul'a demirleyen bir ABD savaş gemisinin sarsıntıyı tetiklediği yönündeydi. Geminin gelişinin hemen ardından Kağıthane’de meydana gelen 3 büyüklüğündeki küçük sarsıntı bu şüpheleri artırdı. Ancak Prof. Dr. Naci Görür, bu tür küçük depremlerin haritalanmamış mikro faylar üzerinde her zaman yaşanabileceğini belirterek duruma bilimsel bir açıklık getirdi.
Bu teorilerin odağında yer alan HAARP (Yüksek Frekanslı Aktif Auroral Araştırma Programı), ilk olarak Nikola Tesla’nın atmosferik çalışmalarıyla temelleri atılmış, ABD tarafından yürütülmüş bir iyonosfer araştırma programıdır. 2015 yılında Alaska Üniversitesi’ne devredilen bu sistem, denizaltı haberleşmesi ve füze imhası gibi amaçlar için yüksek frekanslı sinyaller kullanmaktadır. Bazı jeofizikçilerin bu teknolojinin teorik olarak iklim değiştirme potansiyeline sahip olduğunu belirtmesi komplo teorisyenlerini beslese de bilim dünyası bu büyüklükte bir fay kırılmasını dışarıdan bir dalgasıyla tetiklemenin imkansız olduğunu vurgulamaktadır. Fay hatlarına sıvı enjekte edilerek küçük çaplı kırılmalar yapılabildiği bilinse de Kahramanmaraş boyutundaki bir enerjiyi dışarıdan suni olarak üretmek fiziken mümkün değildir.
Petrol Kuyusu Patlaması ve Simpsonlar Kehaneti
Kulaktan kulağa yayılan bir diğer iddia ise Amerikalı bir şirketin Kahramanmaraş’taki petrol kuyusunda patlama yaparak depremi başlattığı yönündeydi. Yapılan araştırmalar, iddiaya dayanak gösterilen patlama görsellerinin yıllar önce ABD’nin New Mexico eyaletindeki füze test alanında çekildiğini ortaya çıkardı. Ayrıca söz konusu bölgedeki arama faaliyetlerinin yabancı bir şirket tarafından değil, Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) tarafından yürütüldüğü belgelendi.
En çok şaşkınlık yaratan iddia ise dünyadaki pek çok olayı önceden tahmin etmesiyle ünlü çizgi dizi Simpsonlar oldu. Dizinin 20 Mart 2005 tarihinde yayınlanan 16. sezon 13. bölümünde, üzerinde açıkça "Kahramanmaraş" yazan bir yük gemisinin yer alması, sosyal medyada "depremi yıllar öncesinden bildiler" şeklinde yorumlandı. Birçok araştırmacı bunun sadece bir tesadüf ya da isim benzerliği senaryosu olduğunu belirtse de sahne gizemini korumaya devam ediyor.
İnsanlık ve Vicdan Sınavı
Depremin ardından uluslararası arenada iki farklı yüz görüldü. Fransız karikatür dergisi Charlie Hebdo'nun yıkılan binaları çizip üzerine "Tank göndermeye bile gerek kalmadı" yazarak yayınladığı insani değerlerden uzak karikatür büyük bir nefret topladı. Diğer tarafta ise acıyı kendi acısı bilen, gözyaşı dökerek yardıma koşan Azerbaycanlı, Yunan, Çinli ve dünyanın dört bir yanından gelen arama kurtarma ekipleri ile yardımlarını esirgemeyen dost halklar insanlığın ve dayanışmanın en güzel örneğini sergiledi. Zor bir coğrafyada sadece doğayla değil, vicdansızlıkla da sınanan Anadolu insanı için bilim insanları tek bir gerçeği vurguluyor: Japonya'da felakete dönüşmeyen depremler, hurafeler ve komplo teorileriyle değil, bilim ve tedbirle karşılandığında Anadolu'nun da kaderi olmaktan çıkacaktır.
Detaylar videoda...