ÖZEL HABER / SUDE AYDOĞDU / ISPARTA (KFK Ajans) - Son dönemde eğitim kurumlarında ardı ardına yaşanan şiddet vakaları toplumun tüm kesimlerini derinden sarsarken, bu acı olayların ekranlara ve dijital mecralara yansıtılış biçimi çocukların ruh sağlığını tehdit etmeye başladı. Okul güvenliği ve çocuk psikolojisi üzerine yapılan değerlendirmelerde, şiddet haberlerinin kontrolsüz yayılımının yaratabileceği tehlikelere dikkat çekildi.

ŞİDDET HABERLERİ ÇOCUKLARDA KAYGIYA NEDEN OLUYOR

Şiddet olaylarının ekranlarda sürekli ve detaylı bir şekilde yer almasının çocuklarda travma ve kaygı bozukluklarına yol açtığını belirten Çocuk ve Genç Psikiyatristi Doç. Dr. Ümit Işık, bu durumun çocukların okula gitmek istememesine ve hayata karşı derin bir güvensizlik geliştirmesine neden olduğunu vurguladı. Doç. Dr. Ümit Işık, "DSM-5, yani bizim tanısal sınıflandırma el kitabımız, ekranlara maruz kalmanın travmaya sebebiyet vermediğini söylüyordu.

Ama bizim günlük hayatta gördüğümüz ise şudur: Ekranlar ne yazık ki travmaya sebebiyet veriyor. Çünkü çocukların bunlara tekrar tekrar maruz kalması, bu bilgilerin yeniden aktarılması ve detaylı bir şekilde çocuklara verilmesi ne yazık ki onların travmatize edilmesine sebebiyet verebiliyor." dedi.

SALDIRGANLARIN GÖRÜNTÜLERİNİN PAYLAŞILMASI YENİ ŞİDDET OLAYLARINI TETİKLEYEBİLİR

Saldırıyı gerçekleştiren kişilerin görüntü ve isimlerinin medyada yer almasının risk altındaki diğer bireylerde yanlış bir özdeşim kurma eğilimi yaratabileceğine dikkat çeken Doç. Dr. Ümit Işık, bu durumun yeni şiddet olaylarını tetikleyebileceği konusunda uyardı:"Saldırıyı gerçekleştiren çocuğun görüntülerinin ortaya çıkması, isminin kullanılması ve videolarının her sosyal medya platformunda yayımlanması; ilerleyen süreçte risk altındaki diğer bireylerin, yani saldırı riski taşıyan bireylerin bu çocukla özdeşim kurmalarına ve 'Saldırıyı gerçekleştiren çocuk ünlü oldu, biz de o çocuk gibi ünlü olabiliriz.' düşüncesine kapılmalarına sebebiyet verebilir." dedi.

RİSK ALTINDAKİ ÇOCUKLAR ERKEN FARK EDİLMELİ

Risk altındaki çocukların erken fark edilip müdahale edilmesinin kritik önem taşıdığını vurgulayan Doç. Dr. Ümit Işık, çözüm sürecini ise şu sözlerle detaylandırdı:"Önemli olan husus, risk altındaki bireyleri fark edebilmektir. Risk altındaki bireyleri fark edebilmek için de kapsamlı bir araştırma yapmak gerekiyor.

Kapsamlı araştırma derken aslında şunu kastediyoruz: Okulda yolunda gitmeyen bir davranış varsa o çocuk mutlaka risk altındadır. Depresyonda olan, yani içine kapanmış, sessizleşmiş, okula gitmek istemeyen ve okulda akran zorbalığı yaşayan bir çocuk, aslında risk altındaki bir çocuktur." dedi.

OKUL REHBERLİK SERVİSLERİNE ÖNEMLİ GÖREV

"Bizim için şu nokta önemlidir: Risk altında bir birey varsa bu çocuğa erken müdahale etmemiz ve bir şekilde çocuğun riskini ortadan kaldırmamız gerekiyor. Riski ortadan kaldırdığımızda zaten şiddet davranışının da önüne geçmiş olacağız." diye ekledi.

Muhabir: SUDE AYDOĞDU