Isparta'da hemen herkesin aşina olduğu Öküz Battı isminin ardında, şehrin geçmişine uzanan ilginç bir rivayet bulunuyor. Bugün Emre Mahallesi sınırlarında kalan bu bölgenin adının, geçmişte yaşanan su baskınları sonucunda oluşan bir göl ve göl kenarında suya batan bir öküzden geldiği anlatılıyor. Üstelik bu hikâyenin izlerine, Isparta tarihinin önemli yazılı kaynaklarından birinde de rastlanıyor.
Isparta'da bazı yer isimleri vardır ki yıllar geçse de değişmez. Şehir büyür, mahalleler dönüşür, eski bahçelerin yerini yeni yapılar alır ancak o isimler yaşamaya devam eder. Öküz Battı da bunlardan biri.
Peki, Ispartalıların günlük yaşamda sıkça kullandığı bu ilginç isim nereden geliyor? Gerçekten bir öküz mü battı, yoksa bu isim zaman içerisinde ortaya çıkan bir halk anlatısından mı ibaret?
Öküz Battı İsminin Arkasında Bir Göl Rivayeti Var
Bugün Isparta'nın Emre Mahallesi'nde bulunan Öküz Battı, geçmişte şehrin önemli mesire alanlarından biri olarak biliniyordu. Bölgenin adının ortaya çıkışına ilişkin en dikkat çekici anlatılardan biri ise Ispartalı tarihçi Böcüzâde Süleyman Sami'nin Isparta Tarihi adlı eserinde yer alıyor.
Böcüzâde'nin aktardığı rivayete göre geçmişte Gölcük'ün taşmasıyla Isparta'nın bazı kesimleri sular altında kaldı. Su baskınlarının ardından kimi alanlar göl hâline geldi.
İsmin ortaya çıkışına ilişkin anlatı da tam bu noktada başlıyor.
Rivayete göre oluşan gölün kenarında bulunan bir öküz, derin suya battı. Yaşanan bu olayın ardından bölge halk arasında Öküz Battı adıyla anılmaya başlandı.
Böcüzâde, eserinde bu anlatıyı kesinleşmiş bir tarihsel olay olarak değil, halk arasında aktarılan bir rivayet olarak kaydediyor.
Isparta'nın Geçmişinde Su Baskınları da Var
Öküz Battı hikâyesini ilginç kılan yalnızca bir hayvanın suya batmasına ilişkin anlatı değil. Rivayetin arka planında, Isparta'nın geçmişte karşı karşıya kaldığı su baskınları da bulunuyor.
Tarihçi ve yazar Bekir Manav'ın aktardığı bilgilere göre Böcüzâde, Isparta'nın eski yerleşim alanlarından Sülübey Mahallesi'ni anlatırken bölgenin geçmişte bağlık, bahçelik ve dere içerisinde kalan bir yapıya sahip olduğundan söz ediyor.
Gölcük'ün taşması nedeniyle toprak damlı evlerin bulunduğu bazı yerleşim alanlarının su baskınlarından etkilendiği, halkın bir dönem daha yüksek kesimlere taşındığı ve sonrasında yeniden eski yerleşim bölgelerine döndüğü aktarılıyor.
Manav ayrıca 1706 yılında Isparta'yı ziyaret eden seyyah Paul Lucas'ın da şehrin su baskınlarından olumsuz etkilendiğine değindiğini belirtiyor. 1780 yılında yaşandığı aktarılan Gölcük taşkını da bölgenin geçmişine ilişkin dikkat çekici bilgiler arasında bulunuyor.
Ancak Öküz Battı isminin tam olarak hangi tarihte ortaya çıktığı kesin biçimde bilinmiyor.
Bir Zamanlar Isparta'nın Önemli Mesire Alanlarından Biriydi
Öküz Battı'nın geçmişi yalnızca isminin ortaya çıkışıyla sınırlı değil.
Bugün şehirleşmenin etkisiyle farklı bir görünüme kavuşan bölge, yaklaşık bir asır öncesine kadar Isparta'nın önemli mesire alanları arasında gösteriliyordu.
Tarihçi Bekir Manav'ın değerlendirmelerinde bölgenin geçmişine ilişkin başka dikkat çekici ayrıntılar da bulunuyor.
Böcüzâde'nin aktarımlarına dayandırılan bilgilere göre Öküz Battı ve çevresindeki Ayazmana ile Minasın mevkilerinde geçmişte yapı kalıntıları, büyük küpler, temeller, tuğlalar ve eski mabet kalıntılarına rastlandığı belirtiliyor.
Bu anlatımlar, bölgenin yalnızca bir mesire alanı olarak değil, Isparta'nın eski yerleşim dokusunun bir parçası olarak da değerlendirilmesi gerektiğini gösteriyor.
Peki, Öküzün Suya Battığı Olay Gerçekten Yaşandı mı?
Hikâyenin belki de en çok merak edilen kısmı burası.
Öküz Battı isminin kökenine ilişkin anlatı eski tarih kaynaklarında yer alsa da bir öküzün suya battığı olayın tam olarak ne zaman yaşandığını veya olayın gerçekleştiğini kesin biçimde ortaya koyan bağımsız bir belge bulunmuyor.
Burada önemli olan ayrıntı, Böcüzâde Süleyman Sami'nin de söz konusu hikâyeyi bir rivayet olarak aktarması.
Dolayısıyla geçmişte yaşanan su baskınlarına ilişkin tarihsel aktarımlarla Öküz Battı isminin doğuşunu açıklayan halk anlatısını birbirinden ayırmak gerekiyor.
Bununla birlikte hikâyenin eski bir Isparta tarihi eserinde kendine yer bulmuş olması, söz konusu ismin geçmişten günümüze taşınan yerel hafızanın bir parçası olduğunu ortaya koyuyor.
Şehir Değişti, Öküz Battı İsmi Değişmedi
Yıllar içerisinde Isparta'nın sokakları, mahalleleri ve yerleşim alanları büyük bir dönüşüm geçirdi. Bir zamanların bağlık, bahçelik ve mesire alanları bugünün şehir yaşamının parçası hâline geldi.
Ancak Öküz Battı adı yaşamaya devam etti.
Bugün bu ismi kullanan pek çok kişinin belki de hiç düşünmediği bir ayrıntı, Isparta'nın geçmişine ilişkin önemli bir hikâyenin kapısını aralıyor.
Bir göl, geçmişte yaşandığı anlatılan su baskınları ve suya batan bir öküz...
Öküz Battı'nın hikâyesi, bir şehrin tarihinin yalnızca eski binalarda, kitabelerde veya arşiv belgelerinde değil, günlük hayatta kullanılan yer isimlerinde de yaşamaya devam edebildiğini hatırlatıyor.
Öküzbattı Mesirelik Alandaki Çalışmalarda Sona Gelindi





