Moderna ve Merck tarafından geliştirilen tedavi, immünoterapi ilacıyla birlikte uygulanırken farklı kanser türlerinde kullanımına yönelik araştırmalar da devam ediyor.

Kanser tedavisinde kişiselleştirilmiş mRNA aşılarına yönelik araştırmalardan dikkat çeken sonuçlar geldi. Melanom hastaları üzerinde yürütülen faz 3 klinik araştırmasında, kişiye özel hazırlanan kanser aşısının pembrolizumab adlı immünoterapi ilacıyla birlikte kullanılması, yalnızca ilaç tedavisine kıyasla hastalığın nüksetme veya ölüm riskini yüzde 42 azalttı.

Moderna ve Merck iş birliğiyle geliştirilen tedavi, özellikle ameliyat sonrası melanomun yeniden ortaya çıkmasını önlemeyi amaçlıyor. Araştırma sonuçları, kişiselleştirilmiş kanser tedavilerinin gelecekteki kullanımına ilişkin beklentileri artırırken aşının hangi kanser türlerinde etkili olduğu ve ne zaman kullanıma sunulacağı da merak konusu oldu.

Kanser aşısı başarı oranı ne kadar?

Kişiselleştirilmiş mRNA kanser aşısı, faz 3 klinik araştırmasında pembrolizumab ile birlikte uygulandığında hastalığın nüksetme veya ölüm riskinde yüzde 42 azalma sağladı. Araştırmada dünya genelindeki 157 merkezden 1.100'den fazla hasta yer aldı.

Araştırmada aktarılan sonuçlara göre, tedaviye başladıktan altı ay sonra kansersiz kalan hastalarda nüksetme veya ölüm riskindeki azalmanın yüzde 58'e ulaştığı da bildirildi. Ancak bu oran, bütün hastalarda aynı etkinin görüleceği anlamına gelmiyor.

Burada belirtilen yüzde 42'lik sonuç, hastalığın yeniden ortaya çıkma veya ölüm riskindeki göreceli azalmayı ifade ediyor. Bu oran, hastaların yüzde 42'sinin tamamen iyileştiği ya da kanserin tüm hastalarda ortadan kalktığı anlamına gelmiyor. Tedavinin başarısı; hastalığın evresi, hastanın özellikleri ve uygulanan tedavi gibi etkenler dikkate alınarak değerlendiriliyor.

Kişiselleştirilmiş mRNA kanser aşısı nasıl çalışıyor?

Kişiselleştirilmiş mRNA kanser aşıları, hastanın tümörüne özgü özellikler dikkate alınarak hazırlanıyor. İlk aşamada tümör dokusu analiz ediliyor ve kanser hücrelerini tanımaya yardımcı olabilecek özgün işaretler belirleniyor.

Bu bilgiler doğrultusunda hazırlanan aşı, bağışıklık sisteminin söz konusu işaretleri tanımasını ve kanser hücrelerine karşı yanıt oluşturmasını hedefliyor. mRNA teknolojisi, hücrelere belirli proteinlerin üretilmesi için geçici bir talimat iletiyor.

Araştırmada aşı, pembrolizumab etken maddeli immünoterapi ilacıyla birlikte kullanılıyor. Bu ilacın bağışıklık sisteminin kanser hücrelerine karşı yanıtını baskılayan mekanizmalardan birini engellemesi amaçlanıyor. İki yöntemin birlikte kullanılmasıyla hem tümöre özgü tanımanın hem de bağışıklık yanıtının güçlendirilmesi hedefleniyor.

Kanser aşısı hangi kanser türlerini tedavi ediyor?

Mevcut araştırmada öne çıkan sonuçlar, melanom adı verilen cilt kanseri türüne ilişkin. Kişiselleştirilmiş mRNA aşısı, özellikle ameliyatla çıkarılmış melanomun yeniden ortaya çıkma riskini azaltmak amacıyla inceleniyor.

mRNA teknolojisinin başka kanser türlerinde kullanılması için de klinik araştırmalar yürütülüyor. Bu kapsamda öne çıkan alanlar şunlar:

  • Melanom: Kişiselleştirilmiş mRNA aşısının immünoterapiyle birlikte kullanımına ilişkin ileri faz araştırmalar bulunuyor.

  • Kolorektal kanser: Kalın bağırsak ve rektum kanserlerinde kişiselleştirilmiş aşı yaklaşımları araştırılıyor.

  • Baş ve boyun kanserleri: Bu kanser türlerinde de mRNA temelli tedavi seçenekleri üzerinde çalışmalar yürütülüyor.

Bununla birlikte, her kanser türünde aynı başarı elde edilmiş değil. Bazı araştırmalarda hastalığın nüksetmesini azaltma hedeflerine ulaşılamaması, sonuçların kanser türüne ve kullanılan tedaviye göre değişebildiğini gösteriyor.

Melanom araştırmasında elde edilen bulgular, mRNA kanser aşılarının bütün kanser türlerini tedavi edebildiğini kanıtlamıyor. Her tedavi yaklaşımının güvenliliği ve etkinliği ayrı klinik araştırmalarla değerlendirilmek zorunda.

Kanser aşısı ne zaman kullanıma sunulacak?

Kişiselleştirilmiş mRNA kanser aşısının rutin tedavide kullanılabilmesi için klinik araştırmaların sonuçlarının ve güvenlilik verilerinin ilgili düzenleyici kurumlar tarafından değerlendirilmesi gerekiyor.

Araştırmalarda elde edilen olumlu sonuçlar önemli bir gelişme olarak görülse de klinik araştırma aşamasındaki bir tedavinin standart uygulamaya geçmesi otomatik olarak gerçekleşmiyor. Onay süreci, tedavinin hangi hasta gruplarında kullanılabileceği ve hangi koşullarda uygulanacağı gibi konuların netleşmesini gerektiriyor.

Bu nedenle aşının farklı ülkelerde ne zaman erişilebilir olacağı konusunda kesin bir tarih vermek mümkün değil. Hastaların mevcut kanser tedavilerini yalnızca araştırma sonuçlarına dayanarak değiştirmemesi ve tedavi seçeneklerini hekimleriyle değerlendirmesi önem taşıyor.

Kişiselleştirilmiş mRNA kanser aşıları, kanserin yeniden ortaya çıkma riskini azaltmaya yönelik araştırmalarda yeni bir yaklaşım sunuyor. Ancak bu yöntemin farklı kanser türlerinde ne ölçüde etkili olacağı, devam eden klinik araştırmaların sonuçları ve düzenleyici değerlendirmelerle netleşecek.

Kaynak: HABER MERKEZİ