16.yüzyılda Yalvaç coğrafyasında yaşanan göç dalgaları, kaybolan köyler ve değişen yerleşim yapıları arşiv kayıtları ışığında ele alınıyor. Yalvaç’ın tarihsel ve sosyolojik dönüşümüne dair dikkat çekici bir çalışma.
“Yalvaç coğrafyasında 16. yüzyılda âdeta yığılma diyebileceğimiz bir göç dalgası meydana gelmiştir. Bu durum, bölgede toponimi değişikliğiyle beraber sosyolojik bir değişime de sebep olmuştur.
Çok sayıda köy yer değiştirmiş, göç etmiştir.
Bu durum, aynı zamanda 2026’dan baktığımızda geçmişe erişimde köy ve aşiretlerin tespitinde ister istemez zorluklara sebebiyet veriyor.
Tarihle ilgilenilmemesi, daha doğrusu tarihin para etmemesi ve buna uydurma tarihlerle her köye bir tarih yazılması gafleti, köylerimizin tarihî bağlarını da koparmıştır.
Arşiv kayıtları üzerinde kaybolan köylerin yerlerini tespit etmeye çalıştım. Şayet dönemin devleti ve kâtipleri yanlış yazmadılar veya bilinen köyler yer değiştirmedilerse, kayıp köylerin bugünkü coğrafyalarını sizlere şu şekilde aktarabilirim:
Hüyüklü – Yağcılar kenarında 100 nüfuslu IŞIKOĞLU KÖYÜ vardır ve kuruluşu Hamidoğulları dönemini işaret eder.
Hüyüklü’nün yanında 230 nüfuslu KÖPRÜLÜ adında bir köy olması lazım.
KÖPRÜLÜ KÖYÜ yanında 75 nüfuslu BAYAD KÖYÜ olması lazım.
BAYAD KÖYÜ yanında 140 nüfuslu KIZILCA KÖYÜ olması lazım.
Eğirler ile Hüyüklü arası bir yerde YAKA KÖYÜ olması lazım.
Altıkapı ile Bahtiyar arasında 100 nüfuslu GÖNCÜ ve EYMİR KÖYLERİ olmalıdır.
Eğirler, Göncü yakınlarında 200 nüfuslu BÜĞDÜZ KÖYÜ olmalıdır.
Elbengi Köyü’ne çok yakın bir yerde 400 nüfuslu KUZ YAKA KÖYÜ olması lazım.
Gelegermi Köyü ile Manarga arasında 80 nüfuslu ŞAMLUCA KÖYÜ olması lazım.
Gelegermi yakınlarında ÜMMAN KÖYÜ olması lazım.
Dikkat ettiyseniz, kayıp olan köylerden EYMİR – BAYAD – BÜĞDÜZ Oğuz boy isimleridir. Yani bu köyler, Yalvaç’ın ilk Türkleşmesinde yer alan boyları da bize gösterirken kaybolması çok üzücü.
Bu köylerin kaybolması birden yok olması anlamında değil. Dönem itibarıyla güvenlik, sağlık ve vergi amaçlı köyler ya yer değiştirir ya da isim değiştirirler. Ama en büyük faktör güvenlik; yani eşkıya baskınları ve salgın hastalıklardır.
