Yalvaç ilçesinin adı ve oluşumu, Yalvaç Bey iddiaları ve Yalavaç Oymağı bağlamında bilimsel verilerle ele alınıyor. Salur Boyu, vakıf kayıtları ve tarihsel belgeler ışığında Yalvaç’ın gerçek kökeni inceleniyor.

Yalvaç’ın Oluşumu ve Yalavaç Adı

Yalvaç ilçemizin adını, konuyla ilgili çalışmalarda bir boy kolu veya kişiden, Yalvaç Bey’den aldığı yönünde görüşler bulunmaktadır. Yalvaç kelimesi, Yalavaç adıyla bugünkü ilçenin değişmeyen adı olarak karşımıza çıkmaktadır.

Yalavaç veya Yalvaç Bey adıyla, sadece Türk denizcisi Çaka Bey’in kardeşi olduğuna dair iddialar dışında, bir kişi adına ben rastlamadım. Çaka Bey’in kardeşi olduğu söylenen Yalvaç Bey’in adından bahseden, kaynak olarak kabul edilebilecek bir eser ya da bu eserin yayın tarihi veya aktaranını da bulamadım. Bu benim eksikliğim ya da yetersizliğim olabilir.

Yine de bahsi geçen Yalvaç Bey’in 11. yüzyılda bu isimle varlığının, günümüzdeki Yalvaç’ı kuran kişi olarak yansıtılması ve aktarılması bilimsel bir yaklaşım değildir. Yani bugünkü Yalvaç ilçemiz adını bu kişiden almış olamaz. Bunu destekleyen bilimsel hiçbir veri yoktur.
Tekrar ediyorum: BİLİMSEL hiçbir veri yoktur.
Ama kaynak göstermeden “olabilir”, “olmalıdır” gibi genel ve desteksiz çabalarla Yalvaç’ın adını Yalavaç Bey’den, Isparta’nın adını da Kızılderililere bağlayabiliriz.

Bu tarz yaklaşımlar, bölgedeki gerçek tarihe erişimde inanılmaz zararlar vermektedir. Özellikle Yalvaç ve civarında, köy tarihleri maalesef bilimselliğin ötesinde ve yanlıştır.
Çocuklarımıza, geleceğimize ve nesillerimize doğru bir tarih, gerçek bir tarih aktarmalıyız. Çünkü Yalvaç’taki Türk izleri, Isparta’nın hiçbir ilçesinde bu ölçüde mevcut değildir. Tipik Türk boy ve aşiretlerinin en belirgin izlerini, vakıf kayıtlarını Uluborlu ve Yalvaç’ta görmekteyiz.

Bu bölgedeki Türk varlığı, yerleşme düzeni, dönemin hareketliliği, konar-göçer izler ve Anadolu Türkmenlerinin oluşturduğu medeniyetin net bir yansımasıdır. Ancak bunu uydurma ve yanlış tarihler ile buna bağlı hikâyelerle bozmuşuz. Bu durum, gerçek tarihten sapılmasına ve köylerdeki gizliliğin gizeme dönüşmesine neden olmuştur.
Nitekim çok sayıda köyümüzde, köylerdeki türbe veya mezarların kime ait olduğu bilinmemekte, “dede”, “yatır” denilip geçilmektedir. İşte bunlar, kaynaksız ve yanlış tarih yönlendirmelerinin neticesidir.

Ben net bir şekilde söylüyorum: Yalvaç ilçemiz Yalvaç Bey’den adını almamıştır.
Böyle bir kişi yoktur.
Eğer olsaydı, düşünün: Yalvaç’a adını vermiş birinin mezarı veya türbesi olurdu ve bu asla kaybolmazdı.

Bir yere adını veren bir kişinin mezarı ya da türbesi olur da yıkılır mı?
Halk buna izin verir mi?

Vakıf kayıtlarında Yalvaç Bey adında bir tane dahi isim geçmemektedir. Adına ithaf edilen coğrafyalar olması gerekirken bir tane dahi yoktur.

Bakınız, kayıtlarda Emir Ahmed, Saru Danişmend, Şeyh Sağır, Sarı Seydi, Şeyh Nureddin, Devlethan Bey gibi çok sayıda isim görmekteyiz. Bunların adına medrese, değirmen, mescid, cami ve çeşmeler bulunmaktadır.
Ama gelin görün ki, Yalvaç’ı kurduğu iddia edilen Yalvaç Bey adına tek bir vakıf, hayır eseri, medrese veya mescid yoktur.

Neden?
Çok mu vefasızdı halk?
Hayır. Çünkü Yalvaç Bey diye birisi yoktur.

Yalavaç, Türkçe bir kelimedir ve elçi, peygamber, mehdi, ışık saçan gibi anlamlar içermektedir. Yalavaç, Salur Boyu’nun bir kolunun adıdır.
Bunu ispatlayabiliyor ve delillendirebiliyoruz.

Dünyanın en değerli bilim insanlarından biri olan Macar Türkolog Ármin Vámbéry, iyi bir dilbilimci ve Orta Asya araştırmacısıdır. Türk dilleri, Türkmen boyları ve Orta Asya etnografyasında ileri düzeyde uzman olan Vámbéry, 1850’li yıllarda Orta Asya’daki Türk boyları üzerine yaptığı seyahatlerini kitaplaştırmıştır. 1863 yılında yayımladığı eserinde, Salur Boyu’nun Orta Asya’daki kolları arasında Yalavadj (Yalavaç) adını sayar ve ona bağlı küçük kolları Yaz, Tizi, Sakar, Ordukhodja (Orduhoca) olarak belirtir.

Yani Salur Boyu’nun Yalavaç Kolu, 19. yüzyılda bile Orta Asya’da etkin bir oymak olarak yaşamaktadır.
O hâlde ne diyeceğiz? Bizim buradaki Yalvaç Bey Orta Asya’ya gitmiş, orada bir de aşiret mi kurmuştur?

Net bir şekilde ifade ediyorum:
Bugünkü ilçemizin kökünü, Salur Boyu’nun bir kolu olan Yalavaç Oymağı oluşturmaktadır.

Burada çok önemli bir noktaya dikkat çekmek istiyorum.
Yalavaç Oymağı, Yalvaç köyünü kurmuştur.
Bugün şu şekilde düşünülmemelidir:
YALVAÇ (büyük ilçe) – ona bağlı köyler.

Yalvaç, başlangıçta küçük bir köydür. Aynı coğrafyaya başka boy ve oymaklar da gelmiştir.
Yalavaç Boyu, sadece mikro ölçekli Yalvaç Karyesi’ni kurmuştur.

Salur Boyu dışında, tespit edebildiğim kadarıyla Bayad Boyu, Bayır Boyu, Eymir Boyu, Yuva Boyu ve Büğdüz Boyu da bu bölgeye yerleşmiştir.
Bunu nereden biliyoruz?
Çünkü 1478–1568 yılları arasındaki tahrir defterlerinde, bu köy adları Yalvaç’ta kayıtlıdır.

Yani Salur Boyu ile birlikte altı Oğuz Boyu, Yalvaç ve civarına yerleşmiştir.
Yalvaç Karaağacı olarak nahiye yazılan bugünkü Şarkikaraağaç’ı saymıyorum bile; onu da eklerseniz Çavundur, Dodurga gibi boylarla sayı daha da artmaktadır.

Yalavaç Oymağı, sadece mikro ölçekli Yalvaç Karyesi’ni oluşturmuştur.
1481–1502 kayıtlarında, Yalvaç Eski Köy ve Pazar Mahallesi olarak kaydedilmiş, ayrıca 18 hane olarak Yalvaç Köyü yazılmıştır.
Yalvaç Eskiköy Mahallesi, Yalvaç’ın çekirdeğini oluşturmaktadır.

Buradan anlayacağımız şudur:
Yalavaç Oymağı, Ayvalı, Büğdüz ve Bayad gibi sıradan, hatta çoğu köyden daha küçük bir köy iken zamanla göç almış; sosyal, ekonomik ve dinî özelliklerle değer kazanmış; merkeziyet kazanarak nüfusu artmış; önce nahiye, sonra kaza statüsüne yükselmiş ve günümüzdeki şehir yapısına kavuşmuştur.

Bu süreçte, diğer köylerin coğrafi ve sosyal sebeplerle Yalvaç merkezine yerleşmesi de bugünkü Yalvaç’ı oluşturmuştur.
Yani Salur Boyu’na bağlı Yalavaç Oymağı, başlangıçta büyük, muazzam bir şehir kurmamış; sıradan bir köyken zamanla değerlenmiş ve diğer köylerden öne çıkmıştır. İlk kuruluşunda sanat, bilim ve din alanlarında belirgin özellikler taşımayan bu yerleşim, sonradan bu niteliklere kavuşmuştur.

Bölgede Yuva Boyu’nun da etkisi oldukça fazladır. Nitekim Ayvalı (Yıvalı) ve ayrıca Yuvalı Köyü kayıtlarda yer almaktadır.

1478–1568 yılları arasında Yalvaç’ta kaydedilmiş boy isimli köyler şunlardır:

  • Bayad Köyü

  • Bayır Köyü

  • Salur Köyü

  • Eymir Köyü

  • Yuvalı Köyü

  • Büğdüz Köyü